25 Ocak 2014 Cumartesi

Atonement/ Kefaret



Daha ne olduğunu anlayamadan çılgın bir depresifliğe sürüklenmek isteyenler için doğru bir seçim. Böyle dedim diye sanmayın ki film kötü. Film hakikatten çok güzel. Yalnız filmin daha ilk sahnesinde afakanlar basıyor, sebepsiz bir ağlama isteği vuku buluyor, kesin ortada çok fena bir şeyler varmış gibi hissediyorsunuz. Sanki seneler önce ormanda kaybettiğiniz çocuğunuz zengin ve ünlü bir iş adamı oluyor da sizi tanımıyor üstüne bir de dna testi negatif çıkıyormuş gibi düğümleniyor boğazınız. Ama film çok güzel sevgili dostlarım. Çok mutlu ve neyin ne olduğuna hakim olduğunuz bir anınızda izlediğiniz sürece herhangi bir sıkıntı çıkacağını sanmıyorum.

21 Şubat 2013 Perşembe

Zoo Keeper / Hayvan Bakıcısı

Bir hayvanat bahçesinde çalışan sakar bir bakıcının, hayvanat bahçesindeki hayvanları tedavi eden doktorla arasında gelişen komikli olaylar. Komik film. Romantik komedi denebilir herhalde. Ayrıca bu afişin benim arşivimde ne işi var hala çözemedim.

Week-End 1967

Filmin 1967 yapımı olduğunu belirtmekte fayda var çünkü 2011 yapımı başka bir film daha var. Bizim filmimiz bir çiftin yola çıkmasıyla başlıyor. Abuk sabuk bir film olduğunu kabul etsem de içten içe bu tarz sürrealist filmlere duyduğum sempatiyi inkar edemem. Yalnız filmi yapan insanın fevkalade fikirleri var, araştırmayı sevene. Tam bir isyankar.

The Double / İkili Oyun

Filmi izlediğim uzun zaman oldu. Şöyle bir bakayım dedim neydi ne değildi diye. Cidden izlediğimde tripten tribe girdiğim, zaman zaman 'bi dakka şimdi' diye durdurup kendimce beyin fırtınası yaptığım bir filmdi. Aksiyon sevenlerin sıkılmadan, mutluluk, refah ve huzur içinde izleyebilecekleri güzel bir film olduğunu kendimi gere gere söylemekte herhangibir sakınca görmüyorum efem.

Filmi süprizi kaçmasın diye anlatmıyorum. Hadi yine iyisiniz.

The tree of life / Hayat Ağacı

Bir ailenin çocukları ölüyor. Psikolojik bir dram. Lütfen bir hata yapıp izlemeyin. Emeğe saygı da yok bu sefer. Google'a evren yazıp bulduğu resimleri movie maker'da birleştirebilen arkaya da bir adet iç karartıcı müzik eklemeyi becerebilen herkes böyle bir film yapabilir. Ama Brad Pitt'i oynatamaz o başka.

Ben ne olursa olsun başlanan film bitirilmeli aksi taktirde ölebiliriz hastalığım nedeniyle filmi izledim. Başında aslında bir bit yeniği olduğunu farketmiştim. Yine de sabrettim ve sonuna kadar ha oldu ha olacak diye bekledim, hiçbir halt olmadı.

Muhtemelen yönetmenin "paramı nereye harcarım" diye bir arkadaşına danışmasıyla başladığı serüven 'ahanda buraya harcarsın' ile son buldu. Kimse kusura bakmasın.

Super 8

Bir grup arkadaşın bir tren kazasıyla ilgili olayları çözmeye çalışmasını konu alan film türünün diğer örneklerine nazaran daha başarılı. Mükemmel olduğunu söyleyemeyiz belki ama sıkıcı olmadığını iddia edebiliriz.

Babamın penguenleri

İşte adamın penguenleri var.
Dünyada görüp görebileceğiniz en saçma şey. İddia ediyorum musallat falan bunun yanında oskarlık film. O cin gelir adamın içine girip dünyayı kırıp döker ama allah aşkına söyleyin kimin babası oğluna penguen gönderir? Bir de kargoyla?

Misafir

Oktay bir akrabasının evine misafir olarak gider. Akrabasının karısıyla arasında bir ilişki başlar. Kocasının şehir dışında çalışmasını ve eve fazla gelmemesini fırsat bilen kadın Oktay'la birl2ikte italyaya kaçmaya karar verir. Ancak Oktay kadını almak için eve geldiğinde kocasının da evde olduğunu görür. Sonra kaçamazlar falan.
Filmde altıma sıçarak güldüğüm olay ise şudur; Oktay'ın koskoca kadını İtalya'ya bavulun içinde kaçırmayı düşünmesi.